$ DOLAR → Alış: 7,79 / Satış: 7,82
€ EURO → Alış: 9,29 / Satış: 9,33

ÖFKENİN GÜÇSÜZLÜĞÜ

Mustafa MIZRAK
Mustafa MIZRAK
  • 14.02.2020
  • 186 kez okundu

Doğru ve yanlışı veya iyi ve kötüyü ayırt etme akıl yürütme ile mümkün olabilir. Sağduyu hayattaki birçok akıl yürütmelerin sonucu elde edilmiş tecrübelerin birikimidir ve insanı insan yapan akıl yürütebilmesidir. Öfke ortaya çıktığında akıl yürütme yani insan doğası sürgüne gönderilir. Öfke hiçbir şeyle yarışmayı kabul etmez ve tek efendi olmayı ister. Akıl yürütme ve öfke birlikte var olamazlar, birinin varlığı diğerinin yokluğunu gerektirir. Bazı insanlar çok uzun bir süredir öfkeyle yaşadığımız için onun doğamızın bir parçası olduğuna inanırlar. Ancak öfke sonradan elde edilmiştir ve doğamızın bir parçası değil doğamıza aykırıdır. Doğamızın tek parçası vardır onunda adı sevgidir. Kibir ve cehalet bizi öfkelenmeye meyilli kılar. Kibir hiçbir eleştiri ve rekabet kabul etmez. Cehalet öfkeli insanın özgür olmadığını bilmez ve bu nedenle öfkeli olanın sözlerine ve eylemlerine tahammül gösteremez. İnsan karşılıklı birbirine yardım için doğmuştur, öfke karşılıklı yıkımı amaçlar. Biri birliği arzular diğeri parçalamayı. Biri yardım etmeyi diğeri zarar vermeyi. Biri yabancılara bile yardım edecektir, diğeri en sevdiklerine bile zarar verecektir. Bazılarımız öfkenin bazen bizi cesur yaptığını ve faydalı olduğunu düşünebiliriz. Öfkemizi bu şekilde hiçbir zaman haklı çıkaramayız. Öfkenin hâkimiyetindeki cesaret ancak şiddet doğurur. Eğer öfkeli olmadan cesur olamıyorsak öfkeli olmak yerine cesur olmamak daha iyidir. Hiçbir zaman öfkeden bir fayda gelmez. Sonunda öfkenin tek getireceği sonuç yıkımdır.

Beklenmedik zorluklarla karşılaştığımızda zihinsel olarak sakinliği ve sağduyuyu koruyabilmektir önemli olan. Sabır herkeste geliştirilebilir. Sabır dikenlerle dolu bir dünyada çıplak ayaklarımıza giyilen bir ayakkabıdır. Tüm dünyadaki dikenleri lastikle kaplamayacağımıza göre kendi ayaklarımızı kaplamak bizi bütün dikenlerden koruyacaktır gerçek olan budur. Öfkenin ortaya çıkabileceği ortamlardan uzak durmak yani bir hastalığı engellemek hastalık ortaya çıktıktan sonra onunla savaşmaktan daha kolaydır. Biraz acı çekmenin öfkelenmekten daha iyi olduğunu kabul etmeliyiz. Öfkeye kurban düşmektense biraz zorluk ve acı çekmek hiç sorun olmamalıdır çünkü öfkenin getireceği acı hiçbir şeyle karşılaştırılamaz. Öfkenin eline düştüğümüzde, hiçbir kelime söylememeye, hiçbir eylem yapmamaya ve hiçbir karar vermemeye çalışmalıyız.

Öfke diğer kusurlar gibi aklı baştan çıkarmaya çalışmaz ama onu zorla kaçırır. Bu nedenden dolayı öfke en yıkıcı kusurdur ve arkasında harabeye dönüşmüş birilerini bırakır. Hiç kimse kendisini öfkeden güvende hissetmesin çünkü kibar ve yumuşak olanları bile zalim ve şiddet dolu eylemlere sürükleyebilirler.
Bizi neyin öfkelendirdiğini gerçekten bilmiyoruz. Öfkeye karşı kendimizi her zaman hazırlıksız bulabiliriz bu nedenle herkesin bu konuda sabretmeye ve sevgiyle yaklaşımlara ihtiyacı vardır. Öfke barış ve mutluluğumuzun önündeki en büyük engeldir. Sabrımızı yeterince geliştirinceye ve sevgiyle yaklaşıncaya kadar öfkenin esareti altındayız. Sevgiyle düşün ve kendini Tanı.
Sevgiyle kalın. Ve her şeyden önce birbirinizi candan sevin. Çünkü sevgi birçok kötülüğü örter.

Mustafa Mızrak / Gazeteci / Yazar

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ